Ceza Yargılamasında Ekran Görüntüsünün (screenshot) Delil Değeri
CEZA YARGILAMASINDA DELİLLER VE DELİL YASAKLARI
Ceza yargılamasında deliller; belirli bir suçun işlenip işlenmediğini, suçun hangi koşullar altında işlendiğini ya da suçu kanıtlamak ve maddi gerçeği ortaya çıkarmak için kullanılan ispat araçlarıdır. Türk ceza muhakemesi siteminde “serbestlik ilkesi” benimsenmiştir ve hâkim hukuka uygun şekilde elde edilmiş olan tüm delilleri serbestçe inceleyip vicdani kanaatine göre hüküm kurar. Ancak ceza yargılamasında tüm deliller serbest değildir ve bazı delillerin kullanılması yasaklanmıştır. Ceza yargılamasındaki delil yasakları, temel hak ve özgürlüklerin korunmasıyla doğrudan ilişkilidir. Hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller ve zehirli ağacın meyvesi de zehirli olur prensibiyle bu deliller vasıtasıyla elde edilen diğer delillerin ceza yargılamasında hükme esas alınması ve ispat gücü oluşturması mümkün değildir.
Türk ceza yargılaması sisteminde hukuka uygun yollarla elde edilen tüm bulgular delil olarak kullanılabilir. Ceza yargılamasında kullanılan belli başlı delil türleri şunlardır;
-Sanık İfadesi: Sanığın kollukta veya mahkemede verdiği beyanlardır.
-Tanık Anlatımları: Bir olayı gören veya duyan kişilerin beyanları.
-Bilirkişi Raporu: Konusunda uzman kişiler tarafından hazırlanan raporlar.
-Olay Yeri İncelemesi: Suçun işlendiği yerde yapılan incelemeler.
-Dijital Deliller: Bilgisayar, telefon gibi elektronik cihazlarda bulunan bilgiler.
-Fiziki Deliller: Olay yerinden elde edilen parmak izi, DNA, saç teli gibi deliller.
-Uzman Görüşü: Tarafların dosyaya sundukları bilimsel/teknik görüşlerdir.
Ceza yargılamasındaki delil yasaklarının dayanağı Anayasa’nın 38/6’ncı maddesinde belirtilen “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.” kuralıdır. Ayrıca Ceza Muhakemesi Kanunu 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde de, ortaya konulmak istenen delilin kanuna aykırı olarak elde edilmiş olması hâlinde reddolunacağı ifade edilerek hukuka uygun olarak elde edilmeyen delillerin ispat aracı olarak kabul edilmeyeceği ve hükme esas alınmayacağı açıklanmıştır. Aynı kanunun madde 217/2’de düzenlenen hükmüne göre “yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir” şeklindeki düzenlemeyle hâkimin ancak hukukun izin verdiği yöntemlerle elde edilen delilleri dikkate alabileceği hüküm altına alınmıştır. Kaldı ki aynı Kanun'un 230. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi de zorunludur.
EKRAN GÖRÜNTÜLERİNİN DELİL NİTELİĞİ
Ekran görüntüsü (screenshot), bir elektronik cihazın (bilgisayar, akıllı telefon, tablet vb.) ekranında belirli bir anda görüntülenen içeriklerin dijital olarak kaydedilmiş görsel çıktısıdır. Bu içerikler; yazışmalar, sosyal medya paylaşımları, e-postalar, web sayfaları veya uygulama içi veriler gibi unsurları kapsayabilir. Ekran görüntüsü, ceza yargılamasında ve hukuk yargılamasında takdiri delil niteliği taşımaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanununda deliller, kesin ve takdiri olarak ikiye ayrılmaktadır. ancak ceza yargılamasında böyle bir ayrım yapılmamıştır. Hukuka uygun olarak elde edilen her türlü bulgu ceza yargılamasında delil olarak mahkemeye sunulabilir. Savcılık ve mahkeme önüne gelen bütün hukuka uygun elde edilmiş olan delilleri değerlendirir ve vicdani kanaatine göre karar verir.
Günümüz teknolojisi göz önünde bulundurulduğunda, ekran görüntüleri üzerinde müdahale, oynama ve veri değiştirme ihtimallerinin oldukça yüksek olması, bu tür verilerin tek başına güvenilirliğini zayıflatmaktadır. Bu nedenle, ceza yargılamasında dosyaya yalnızca ekran görüntüsü sunulması, kural olarak güçlü ve yeterli bir delil niteliği taşımaz. Ancak ekran görüntülerinin belirli usullerle desteklenmesi ve doğrulanması hâlinde, delil değeri önemli ölçüde artırılabilir ve yargılamanın sonucuna etkili şekilde katkı sağlayabilir. Bu kapsamda, ekran görüntüsünün daha güçlü ve güvenilir bir delil hâline getirilebilmesi için başvurulabilecek yöntemler yazımızın devamında ele alınmaktadır.
CEZA YARGILAMASINDA EKRAN GÖRÜNTÜSÜNÜN DELİL DEĞERİ
Yukarıda da açıkladığımız üzere ceza yargılamasında serbestlik ilkesi gereği hâkim hukuka uygun olarak elde edilmiş tüm delilleri serbestçe değerlendirir. Ceza yargılamasında mahkûmiyet için delilin; her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı olması gerekmektedir. Ekran görüntüsü ise yasak olmamakla birlikte tek başına ceza yargılamasında etkili olacak kadar güçlü bir delil niteliği taşımamaktadır. Çünkü ekran görüntüleri aslı yerine geçen belgeler değil, doğrulanması gereken ikincil nitelikte belgelerdir. Ekran görüntülerinin kolayca değiştirilebilir olması tek başına mahkûmiyet için yetecek bir delil niteliği taşımamasının asli sebebidir. Bu nedenle ekran görüntüsünün tek başına mahkemeye sunulması davanın aleyhe sonuçlanmasına ve hak kayıplarına yol açabilir.
Ceza yargılamasında esas alınan ilkelerden bir tanesi de “şüpheden sanık yararlanır” ilkesidir. Söz konusu ilke gereği, dosyaya desteklenmeden sadece ekran görüntüsünün sunulması güçlü bir delil niteliği taşımayacağından, güvenilirliğinden şüphe duyulması muhtemel olduğundan veya doğrulanamaması sebebiyle yargılamanın esasına etki edecek bir delil niteliği taşımaz. Ancak ekran görüntüleri başvurulabilecek birkaç hukuki yolla esasa etki edecek güçlü bir delil haline getirilebilir.
CEZA YARGILAMASINDA EKRAN GÖRÜNTÜSÜNÜN DELİL OLARAK KULLANILMA ŞARTLARI
-Hukuka Uygun Elde Edilmiş Olma: Ekran görüntüsü özel hayatı gizliliğini ihlal ederek, gizli kayıt yoluyla veya hukuka aykırı herhangi bir yolla elde edilmiş olmamalıdır. Hukuka aykırı bir yolla elde edilen ekran görüntüsü ceza yargılamasında delil niteliği taşıyamaz.
-Aidiyetin İspatı: Ekran görüntüsünde yer alan içeriklerin kime ait olduğu veya hangi hesaptan yapıldığı açık şekilde ortaya konmalıdır. Eğer söz konusu ekran görüntüsünün içeriğinde yer alan bilgilerin sahte bir hesap yoluyla elde edildiği ortaya çıkarsa iş bu görüntüler delil niteliği taşımaz.
-Bütünlük ve Orijinallik: Mahkemeye delil olarak sunulan ekran görüntüsünün kesilmemiş veya üzerinde değişiklik yapılmamış olması delil niteliği taşıması açısından önemlidir.
-Teknik Olarak Doğrulanabilir Olması: Cihaz incelemesi veya bilirkişi raporuyla ekran görüntüsünün desteklenmesi delil niteliğini ciddi oranda artırır.
-Zaman ve İçeriklerin Uygun Olması: Delil olarak sunulan ekran görüntüsünde mesajların tarih ve saat bilgileri açık olmalıdır. Zaman ve içeriğin olayın akışıyla uygun olması önemlidir aksi halde çelişki bulunması delil değerini düşürür.
-Destekleyici Delillerle Birlikte Sunulması: Ekran görüntüsünün tek başına mahkemeye sunulması güçlü bir delil niteliği taşımaz ancak sunulan görüntünün doğruluğunu destekleyecek ve güçlendirecek başka delillerle birlikte sunulduğunda ekran görüntüsünün delil niteliği de daha güçlü hale gelir. Örneğin; kamera kayıtları, tanık beyanları, HTS kayıtları…
-Şüpheyi Ortadan Kaldırır Nitelikte Olması ve İspat Gücüne Katkı Sağlaması: Ekran görüntüsü şüphe doğuruyorsa, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği yargılamanın esasına olumsuz yönde etki edebilir. Ancak şüpheyi ortadan kaldırır nitelikte ise güçlü bir delil niteliği taşır.
EKRAN GÖRÜNTÜSÜNÜ DAHA GÜÇLÜ BİR DELİL HALİNE GETİRME YOLLARI
-Mesaj Tespit Tutanağı: Ceza yargılamalarında mesaj tespit tutanağı edinmek ekran görüntüsüne güçlü bir delil niteliği kazandırabilir. Örneğin dijital iletişim araçları yoluyla hakarete uğrayan bir kişi buna ilişkin ekran görüntüleri almasının yanında suç duyurusunda bulunurken mesaj tespitinin sağlanmasını da talep ederek buna ilişkin tutanağın tutulmasını sağlayabilir.
-Cihaz İncelenmesinin Talep Edilmesi: Ekran görüntüsünün alındığı dijital araç üzerinde örneğin telefon, bilgisayar vb. adli bilişim incelemesi yapılması talebiyle ekran görüntüsü daha etkili ve güvenilir bir delil haline getirilebilir. Bu sayede görüntünün, gerçekten o cihazda bulunan veriye dayanıp dayanmadığının tespiti yapılabilir.
-Bilirkişi Raporu Alınması: Dosyaya sunulan ekran görüntüsünün bilirkişi tarafından incelenmesi delil niteliğinin artmasına önemli bir katkıda bulunur. Bilirkişi raporunda; metadata analizi (tarih, saat, dosya bilgisi), ekran görüntüsü üzerinde oynama yapılıp yapılmadığı, ekran görüntüsünün içeriğinin bütünlüğü gibi konularda inceleme yaparak sunulan görüntünün delil olarak kullanılması gerektiği yönünde bir rapor düzenlerse sunulan görüntüler etkili bir delil haline gelecektir.
-Orijinal Veriye Ulaşılması: Ekran görüntüsünün içeriğini oluşturan bulguların elde edildiği uygulamanın kendisine ulaşılarak verilerin temin edilmesi ve orijinalliklerinin tespiti ekran görüntüsünün de niteliğini artıracaktır.
-Hesap Aidiyetinin İspatı: Ekran görüntüsünün içeriğini oluşturan mesajların atıldığı hesabın sanığa ait olduğu ve sanık tarafından kullanıldığının somut verilerle ispatı, delil niteliği açısından ciddi önem arz etmektedir.
Stj Av. Müge Mekselina KAYA